Sıcak!

8. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı Cevapları MEB Yayınları

Yazı devam ediyor...
2020 8. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı Cevapları MEB Yayınları


8. SINIF Türkçe MEB YAYINLARI 

AŞAĞIDAKİ LİSTEDEN SAYFA SAYILARINA GÖRE CEVAPLARA ULAŞABİLİRSİNİZ.


1. TEMA – Erdemler

İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine Metni Cevapları Sayfa 12

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. “İyimser insan her felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta bir felaket görür.” düşüncesine katılıyor musunuz? Neden?
Cevap:
(örnek)
Evet katılıyorum. Çünkü iyimser insanlar sorunları çözerek değerlendirir. Çözümleri, çözüm sürecinde yapılan hataları veya çözümsüzlükleri tecrübe olarak da olsa bir artı olarak görür. Kötümser insanlar ise sonuca bakar. Olayları değerlendirmez.
2. İyimserlik ve kötümserlik kavramlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Açıklayınız.
Cevap:
(örnek)
İyimserlik, her olaya iyi tarafından bakmaktır. Olayların sonuçlarından mutlu olmayı bilmektir. Hatalardan ders çıkarmak bile iyimser insanlar için bir artıdır. Kötümserlik ise her olayın kötü sonuçlanacağını düşünmek, karamsar bir bakış açısına sahip olmaktır. Olayların kötü yanlarını düşünür, buna göre önlem alsa da sonuçta mutlu olmaz. Sonuçlar kötümser insanları tatmin etmez.
İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine Metni Cevapları Sayfa 14

1. ETKİNLİK

Metinde geçen anlamını bilmediğiniz sözcükleri yazınız. Bu sözcüklerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahmininizi sözcüklerin sözlük anlamı ile karşılaştırınız.
Cevap:
öbek: Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, küme
romantik: Davranışlarında duygu ve coşkunun aşırı ölçüde etkisi bulunan
güdü: Bilinçli veya bilinçsiz olarak davranışı doğuran, sürekliliğini sağlayan ve ona yön veren herhangi bir güç

2. ETKİNLİK

Aşağıdaki deyimlerin anlamlarını bulunuz. Deyimleri birer cümlede kullanınız.
1. göze almak / 2. batağa saplanmak / 3. göz ardı etmek
Cevap:
1. Anlamı: Gelebilecek her türlü zararı ve tehlikeyi önceden kabul etmek
Cümlem: Trafiğin yoğun olması ihtimalini de göze alarak İstanbul’a doğru yola çıktı.
2. Anlamı: İçinden çıkılması güç bir durumda olmak
Cümlem: Önündeki dosya yığınını gördükçe batağa saplandığını hissediyor, yarına kadar bu kadar dosyayı nasıl düzenleyeceğini düşünüyordu.
3. Anlamı: Gereken önemi vermemek
Cümlem: Arabanın aylık bakımlarını göz ardı ettiği için şimdi bozulan araba için küçük bir servet harcamak zorunda kalmıştı.
İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine Metni Cevapları Sayfa 15

3. ETKİNLİK

“İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine” metninden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
1. İnsanları iyimser ya da kötümser yapan sebepler nelerdir?
Cevap: Toplumdaki yaşantı çeşitliliği sürekli biçim ve içerik değiştiren olaylar dizisi, kişilerin yaşama bakışı ve yaşamdan beklentileri, insanları iyimser ya da kötümser yapan sebeplerdir.
2. Yazara göre kötümserlere mi iyimserlere mi ihtiyaç duyarız? Neden?
Cevap: Kötümserlere ihtiyaç duyarız. Çünkü kötümserler her tür durumun, olayın insanı kötümserliğe sürükleyecek özelliklerini bulup çıkarmada ustadırlar.
3. İyimserler hangi özelliklere sahiptir? Açıklayınız.
Cevap: İyimserler; akıllıdır, girişkendir, geleceğe ilişkin olumlu tasarımlar geliştirir, duyarlıdır, sevecendir, yapıcıdır, çevresine olumlu enerji yayarlar.
4. “İyimser uçak yapar, kötümser ise paraşüt.” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Cevap: İyimserler her koşulu değerlendirip umut ile işe yarar şeyler yapmaya çalışırlar. Fakat kötümserler işe yarar şeylerin işlevlerini yerine getirirken sorun çıkaracağını da düşünüp buna önlem alırlar.
5. Yaşamda iyimserlerle kötümserlerin oranını neler etkiler?
Cevap: Ülkenin gelişmişlik düzeyi, dünyadaki ekonomik dengeler, doğal yıkımlar etkiler.
6. Aile bireylerinizi iyimserlik ve kötümserlik açısından değerlendiriniz.
Cevap:
(örnek)
Babam genelde iyimserdir. Her şeyin olacağına varacağını düşünür. Kötü sonuçlara üzülmez. Rahat davranır. Fakat annem kötümserdir. Her türlü felaketi düşünür. Buna göre önlem alır. Annemin kötümserliği ile aldığımız önlemler ile çoğu sorundan daha gerçekleşmeden kurtulabilmişizdir.

4. ETKİNLİK

a) Aşağıda ‘‘İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine’’ metninin türü ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bilgilerden metne uygun olanların başına ‘‘D’’, metne uygun olmayanların başına ‘‘Y’’ yazınız.
Cevap: 
(D) Yazar, kişisel görüş ve düşüncelerini anlatmıştır.
(Y) Yazar, kahramanlarını genellikle hayvanlardan seçmiştir.
(D) Öğretici bir metindir.
(Y) Metin serim, düğüm, çözüm bölümlerinden oluşmuştur.
(D) Yazar düşüncelerini kanıtlama (sayısal verilerden yararlanma, tanık gösterme…) yoluna gitmiştir.
(D) Sade, anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
b) Okuduğunuz metnin türü: Cevap:  Deneme
İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine Metni Cevapları Sayfa 16

5. ETKİNLİK

Okuduğunuz metnin konusunu, ana fikrini ve yardımcı fikirlerini yazınız.
Cevap: 
Metnin Konusu: İyimserlik ve kötümserlik
Metnin Ana Fikri: Birey, kendi içindeki iyimserlikle kötümserliği dengelemesini bilmelidir.
Metnin Yardımcı Fikirleri:
• İyimserlik de kötümserlik de risk barındırır.
• Bir insan kesin olarak iyimser veya kötümser olamaz, duruma göre değişir.
• İyimserler iyi insanlar olarak görülür fakat kötümserliğin insanlara katkıları daha büyüktür.

6. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerden öznel olanların sonuna “Ö”, nesnel olanların sonuna “N” yazınız.
Cevap: 
Sadece kötümserlerden oluşan bir toplum çekilir olmaz. ( Ö )
Yazarın son kitabı iki yüz sayfadan oluşuyor. (N)
İyimserlik, topluma yaşama sevinci verir. (Ö)
Toplumumuza iyimserler de kötümserler de katkıda bulunurlar. (N)
Okuduğunuz metnin konusu iyimserlik ve kötümserliktir. (N)
İyimser olmak da kötümser olmak da uygarlık gereğidir. (Ö)
“Yaşamın İçinde Yolculuk” kitabını Yusuf Çotuksöken yazmıştır. (N)
İçimizin bir başka güzelliği de iyimserliktir. (Ö)
İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine Metni Cevapları Sayfa 17

7. ETKİNLİK

Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Kan vererek hayat kurtarmanın önemini vurgulayan bir konuşma yapınız.
Cevap: 
Aşağıdaki butona tıklayarak kan vererek hayat kurtarmanın önemini vurgulayan konuşma örneğine ulaşabilirsiniz.
Kan Vererek Hayat Kurtarmanın Önemi – Konuşma
Sevgili arkadaşlar.
Kan vermek, vücudumuzda dolaşan, bize zarar veremeyecek miktardaki kanı, hastalık, ameliyat gibi durumlarda ihtiyacı olana verilmek üzere bağışlanması durumudur. 18-65 yaş arasındaki 50 kg üzerindeki sağlığı yerinde olan herkes kan verebilir. Kadınlar 4 ayda bir, erkekler 3 ayda bir bu işlemi tekrarlayabilirler.
Bilim dünyası bazı hastalıklar için tedaviler, ilaçlar, aşılar geliştirse de henüz insan kanı oluşturamıyorlar. Bu yönüyle kan alternatifi olmayan tek sıvıdır ve hayati önemi vardır.
Kan vermek, bir insanın hayatını kurtarmak ile eş değerli olarak görülmelidir. Bağışladığımız her yarım litre kan ile bir insana hayat verebiliriz. Yarım saatimizi harcayarak vereceğimiz kan sadece kişinin hayat kurtarmaz, o kişinin hayatının kurtulmasını her şeyden çok isteyen anne babasına, eşine, çocuklarına kısaca onu seven herkese tarifsiz bir mutluluk yaşatır.
Kan vererek yaşamalarına vesile olduğumuz kişiler bir gün gelir bizim hayatımızı ya da sevdiklerimizin hayatını da kurtarabilir. Elbette yaptığımız iyiliklerin karşılığını beklemek doğru değildir fakat bu ihtimal bile bize kan vererek hayat kurtarmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Kan vermek sadece alan kişiye değil veren kişiye de sayısız faydalar sağlar. Kan verdikçe kan hücreleri yenilenir. Kemik iliği yağlanması önlenir. Kalp krizi riski yüzde %90 azalır. Kandaki yağlanma oranı düşer. Kolesterol ve şeker düzeyleriniz dengede kalır. Her kan verdiğinizde tarama testi yapıldığı için, HIV, Hepatit B, Hepatit C ve frengi taramasından da geçmiş olursunuz. Böylece eğer varsa bir rahatsızlığımız erken teşhis ile bu rahatsızlıktan kolayca kurtulabiliriz.
Şu an kan vermek için yaşımız tutmuyor. Fakat çevremizde yaşı tutan insanların kan bağışında bulunmaları için onları bilinçlendirmek de en az kan vermek kadar değerli bir eylemdir. On sekiz yaşımıza gelene kadar en azından bunu yapalım, kan vermenin faydalarını herkese anlatalım.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine Metni Cevapları Sayfa 18

8. ETKİNLİK

a) Aşağıdaki koyu yazılan sözcükleri inceleyiniz. Bu sözcükler isim midir, fiil midir? Açıklayınız.
• Kuzey, babasıyla derede balık tutuyordu.
• Balık tutmak Kuzey’i çok mutlu ediyordu.
• Kuzey balık tutunca çok seviniyordu.
• Kuzey tuttuğu balıkları kovaya koyuyordu.
Cevap: İlk cümledeki sözcük fiildir. Diğerleri ise fiil veya isim değildir; fiilimsidir.
b) Aşağıdaki cümlelerde fiil kökünden türediği hâlde fiil özelliği taşımayan sözcüklerin altlarını çiziniz.
Cevap: 
İnsanlar, genelde “iyimserler” ve “kötümserler” olarak ikiye ayrılır.
Kör iyimserliğin yol ve araçlarını kullanmaya kalkmazlar.
Uçlarda dolaşan iyimserlik tehlikelidir.
Zorluklardan çıkarılabilecek dersler için iyimser düşünmeye gereksinimimiz vardır.
Önemli olan bardakta su bulunduğunu kabul ederek onu boşa harcamamaktır.
Birey, kendi içindeki iyimserlikle kötümserliği dengelemesini bilmelidir.
Her şeyin iyi tarafını görmek insanı yanıltabilir.
Kötümserler, hayatı yeniden kurup biçimlendirmezler.
İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine Metni Cevapları Sayfa 19

9. ETKİNLİK

Sevgi sözcüğünün size çağrıştırdığı kavramları yazınız. Bu kavramlardan birini seçerek bilgilendirici bir metin yazınız. Aşağıdaki yazı taslağını doldurup yazınıza uygun bir başlık koymayı unutmayınız.
Cevap:
(örnek)
SEVGİ
  • Aşk
  • Merhamet
  • Saygı
  • Dürüstlük
  • Arkadaşlık
  • Hoşgörü
Yazı Taslağı
Yazının Konusu: Hoşgörü ve ahlak
Yazının Ana Fikri: Ahlaklı ve hoşgörülü insanlar hayatları boyunca çevrelerinde saygı ve sevgi ile karşılanırlar.
Giriş Bölümü: Ahlak ve hoşgörü sahibi olmanın faydası.
Gelişme Bölümü: Ahlaklı ve hoşgörülü insanların özellikleri.
Sonuç Bölümü: Ahlak ve hoşgörünün hayattaki yeri ve önemi.
Aşağıdaki butona tıklayarak taslağı verilen yazıya ulaşabilirsiniz.
Ahlaklı ve Hoşgörülü İnsanlar Olmak – Kompozisyon
Hayat, insanoğluna yüce Yaratıcı tarafından verilmiş bir hediye ve aynı zamanda da sınav aracıdır. Bu hediyeyi güzellikleri ile yaşamak ve bu sınavdan başarı ile ayrılmak yine biz insanoğlunun elindedir. Hayatta başarılı ve mutlu olmanın bir çok şartı varken, bu şartlardan en başta gelenleri ahlaklı ve hoşgörülü bir insan olmaktır.
Sosyal bir varlık olan insan; hayatını diğer insanlar ile etkileşim halinde sürdürmektedir. İnsanlarla bir arada yaşamanın da çeşitli kuralları vardır. Bu kuralları bir zorunluluk olarak değil de, mutluluğun ve huzurlu yaşamanın anahtarı olarak görmek, insanı her zaman başarıya ulaştırır.
Ahlaklı bir insan çevresinde her daim saygı görür. Ahlaki değerlere önem veren insana diğer insanlar da değer verir ve sever. Başkalarının hatalarını görmezden gelen insan, hayat boyunca huzurlu olur. Küçük hataları büyütmeyen ve hoşgörülü olan insanların hatalarını da başkaları görmezden gelir. Sonuçta hatasız kul yoktur.
Ahlaklı ve hoşgörülü bir insan olmak; diğer insanların kalplerini kazanmadaki altın anahtarlardır. Bu anahtarlara sahip olan insanlar, hayatları boyunca çevrelerinde saygı ve sevgi ile karşılanırlar. Hayat; ahlak ve hoşgörü ile yaşandığında anlamını bulacaktır.

GELECEK DERSE HAZIRLIK

Ömer Seyfettin’in bir hikâyesini okuyunuz.

Kaşağı Metni Cevapları Sayfa 20

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. Hangi hayvanın bakımını üstlenmek isterdiniz? Neden?
Cevap: (örnek) Köpek bakımını üstlenmek isterdim. Köpekler bakıcılarına sadıktırlar. Daha oyuncudurlar. Onlarla vakit geçirmenin daha güzel olacağını düşünüyorum.
2.“Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.’’ Charles Bukowski (Çarlz Bukovski) sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Cevap: Her şeyin istediğimiz gibi olması için dürüstlük her zaman işe yaramaz. Fakat yalan söyleyip yalanın ortaya çıktığında duyulan utanç duygusu, istediğimiz bir şeyin olmamasından daha kötüdür. Yani yalan söylediğin için utanmak, kaybetmekten daha kötü bir histir.
Kaşağı Metni Cevapları Sayfa 23

1. ETKİNLİK

Anlamları verilen sözcükleri bularak numaralandırılmış yerlere yazınız.
Cevap:
1. Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol. SOFA
2. Kapatılmış, hapsedilmiş kimse. MAHPUS
3. Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç. KAŞAĞI
4. Bakır, nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünüşünde bir alaşım. FAKFON
5. Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap. YALAK
6. Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat. AVLU
7. Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne. EYER
8. Hüzünlü. HAZİN
9. Söğütgillerden, sulak yerlerde yetişen, yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. SÖĞÜT
10. At bakıcısı. SEYİS
11. Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm. SAĞRI
Kaşağı Metni Cevapları – 8. Sınıf Türkçe MEB Yayınları – Bulmaca

2. ETKİNLİK

“Kaşağı” metninden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
1. Hasan ve ağabeyi neler yapmaktan hoşlanmaktadır?
Cevap: Atlarla uğraşmaktan, onları suya götürmekten, çıplak sırtlarına binmekten hoşlanmaktadır.
2. Hasan’ın ağabeyi, çok keskin ve sivri dişli kaşağıyı düzeltmek için ne yapmıştır?
Cevap: Duvarın taşlarına sürtmüş.
3. Ağabeyi Hasan’a nasıl bir suç atmıştır? Ağabeyinin davranışını doğru buluyor musunuz?
Cevap: Yeni kaşağıyı Hasan’ın kırdığını söylemiş. Ağabeyinin davranışını doğru bulmuyorum. İftira atmak çok kötü bir davranıştır.
Kaşağı Metni Cevapları Sayfa 24
4. Hasan’ın ağabeyi neyi itiraf etmek istemiştir? Bunu hangi duygu ağır bastığı için yapmış olabilir?
Cevap: Kaşağıyı kendisinin kırdığını itiraf etmek istemiştir. Bunu pişmanlık duygusu ağır bastığı için yapmış olabilir.
5. Hasan, hangi hastalığa yakalanmıştır? Yakalandığı hastalıktan kurtulabiliyor mu?
Cevap: Kuşpalazı hastalığına yakalanmıştır. Yakalandığı hastalıktan kurtulamamıştır.
6. Metnin ana fikrini yazınız.
Cevap: Basit yalanlar bile sonunda pişman olunabilecek sorunlara yol açar.
7. Ana fikre uygun bir atasözü yazınız.
Cevap: Son pişmanlık fayda etmez.

3. ETKİNLİK

Okuduğunuz metindeki hikâye unsurlarını belirleyiniz.
Cevap:
Olay: Kaşağının kırılması konusunda kardeşine iftira atan Hasan’ın, kardeşi hasta olduktan sonra pişman olup suçunu itiraf etmek istemesi fakat bunun için geç kalması.
Yer: Çiftlik evi, ahır.
Zaman: Geçmiş zaman
Kahramanlar: Hasan, Hasan’ın kardeşi, Dadaruh, Pervin, Hasan’ın babası ve annesi.
Anlatıcı: 1. kişi
Kaşağı Metni Cevapları Sayfa 25

4. ETKİNLİK

Öğretmeninizin izleteceği “Kaşağı” adlı tiyatro ile okuduğunuz metni (kahramanlar, mekân, zaman, olay örgüsü yönünden) karşılaştırınız.
İzlediğiniz tiyatroya göre bu etkinliği siz yapabilirsiniz.

5. ETKİNLİK

Cümlelerdeki anlam ilişkilerine göre boşluklara uygun harfleri yerleştiriniz.
Cevap:
(B) 1. Annem İstanbul’a gittiği için Dadaruh’un yanından hiç ayrılmıyorduk.
(A) 2. Kaşağıyı aramak için penceresiz, küçük bir odaya girdim.
(C) 3. Babama söylersem Hasan da duyacak, belki beni bağışlayacaktı.
(B) 4. Boyum atın karnına varmadığı için tımar işlerini beceremiyordum.
(A) 5. Kaşağıyı benim kırdığımı söylemek için babamın yanına gitmek istedim.
(C) 6. Doğruyu söylersen bir insan iftiradan kurtulacak.
Kaşağı Metni Cevapları Sayfa 26

6. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde geçen isim-fiilleri (mastarları) bulunuz. İsim-fiillerin aldığı eki örnekteki gibi gösteriniz.
Cevap:
 İsim-Fiilin Aldığı Ek
Öfkemi sanki kaşağıdan çıkarmak istedim.-mak
Yemliklere ot doldurmak, ahırı süpürmek, gübreleri kaldırmak hoşumuza gidiyordu.-mak, -mek, -mak
Dadaruh’un kullanmaya kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezdim.-ma
Hasan, yediği tokat aklına geldikçe ağlamaya başlar.-ma
Ben, içimdeki zehirden azabı boşaltmak için acele ediyordum.-mak
Hasan’ın hasta oluşu gözümden gitmiyordu.-uş
Babamın dışarıya çıkmasını bekliyorlardı.-ma

7. ETKİNLİK

Ömer Seyfettin’e ait kitapların kapaklarını inceleyiniz. Ömer Seyfettin’in okuduğunuz bir hikâyesini arkadaşlarınıza anlatınız.
Cevap: 
(örnek)
ANT
Bu hikayede Mıstık ve arkadaşının birbirlerinin kanını emerek kan kardeşi olmaları ve kan kardeşinin Mıstık’ın hayatını kurtararak yaptığı fedakarlık anlatılmaktadır.
Kaşağı Metni Cevapları Sayfa 27

8. ETKİNLİK

“Kaşağı” metninin ana fikrinden yola çıkarak bir hikâye yazınız. Hikâyenize uygun bir başlık koyunuz.
(örnek)
Aşağıdaki butona tıklayarak Sınav adlı hikaye örneğine ulaşabilirsiniz.
Yalan ve Pişmanlık Konulu Hikaye (Sınav)
SINAV
Melih o sene liselere giriş sınavına girecekti. Dersleri iyiydi. Fakat iyi bir okula girmek için çok çalışması gerekiyordu. Yazılım mühendisi olmak istiyordu. Bunun için de mutlaka iyi bir okulu kazanması şarttı.
Ailesi de Melih’i destekliyordu. Maddi durumları pek iyi değildi. Fakat babası çalıştığı tekstil fabrikasında fazla mesaiye kalıp Melih’e gerekli olan tüm test kitaplarını almaya çalışıyordu. Hatta Melih daha iyi çalışsın diye ona bir bilgisayar bile almıştı.
Melih’e bilgisayarda oyun oynamak, ders çalışmaktan daha keyifli geliyordu. Bu nedenle tüm gün ders çalışmak yerine bilgisayarda oyun oynuyordu. Anne ve babası şüphelenmesin diye yanına test kitabı açıyor, bilgisayarda arka planda da bir eğitim sitesi açıyordu. Anne babası geldiğinde hemen oyunu kapatıyor, ders çalışıyor gibi görünüyordu.
Babası ise internet parasını ödeyebilmek, test kitaplarını alabilmek için hem fazla mesai yapıyor hem de hiç dinlenmiyordu. İşten gelir gelmez hemen yatıyor, altı saatlik uykudan sonra kalkıp yine işe gidiyordu. Melih babasını doğru düzgün görmüyordu bile…
Sonunda sınav zamanı geldi çattı. Melih sınavının çok iyi geçtiğini söylüyordu fakat aslında hiç de iyi geçmemişti.
Sınavdan bir kaç gün sonra babası hastalandı. Her gün fazla mesai yaptığı ve hiç dinlenmeden çalıştığı için vücudu yorgun düşmüştü. Fabrikada kimyasal malzemelerle uğraştığından mıdır bilinmez, kanser teşhisi konmuştu.
Melih bu duruma çok üzüldü. Babası onun sınava iyi hazırlanması için gecesini gündüzüne katmıştı fakat Melih bu süreyi ders çalışmak yerine oyun oynayarak geçirmişti. Melih bundan pişman oldu. Söylediği yalanlar onu rahat bırakmıyordu.
Babasına her şeyi itiraf edip özür dilemek istedi. Fakat babası daha fenalaşınca acilen başka bir ildeki hastaneye kaldırmışlardı. Melih babasına yetişemedi. Babası o hastaneden bir daha dönmedi. Melih aslında sınavdan değil, insanlıktan kalmıştı…


8. Sınıf Türkçe Meb Cevapları 8. Ünite Hak ve Özgürlükler Teması

8. Sınıf Türkçe Meb Cevapları 7. Ünite Erdemler Teması

8. Sınıf Türkçe Meb Cevapları 6. Ünite Zaman ve Mekan Teması

8. Sınıf Türkçe Meb Cevapları 5. Ünite Milli Kültürümüz Teması

İç salgı bezleri ve sinir sistemi, insan vücudundaki sistemlerin düzenli ve eş güdümlü çalışmasını sağlamaktadır. Vücudumuzda birkaç saniye içinde düşünmek, koklamak, yürümek, işitmek, solunum yapmak gibi birçok olay aynı anda gerçekleşebilir. Bu olayların aynı anda gerçekleşmesini denetleyici ve düzenleyici sistem sağlar. Vücudumuzdaki sistemlerin birlikte ve eş güdümlü çalışmasına örnek olarak solunum sistemi ile koku alma organının aynı anda çalışması verilebilir. Buna göre solunum yaptığımız sırada aynı organı kullanarak koku almayı da gerçekleştiririz.
Yukarıdaki görsellerde kişiler sizce hangi duyu organlarını kullanmaktadır?
Etrafımızdaki sesleri kulaklarımızla, kokuları burnumuzla, bir yiyeceğin tadını dilimizle; yumuşak, sert, sıcak ve soğuk nesneleri derimizle algılarız. Varlıkları ise gözümüzle görürüz. Görme, işitme, kok­lama, tat alma ve dokunma duyulardır. Dış ortamdan gelen uyarıları algılamayı sağlayan organlara duyu organları adı verilir. Duyu organlarında uyarıları algılamayı sağlayan özel hücrelere, duyu almaçları (duyu reseptörleri) adı verilir. Duyu almaçları ile alınan uyarılar sinir hücreleri ile merkezî sinir sistemine taşınır. Merkezî sinir sistemi ulaşan bilgiyi değerlendirir ve oluşturduğu cevabı vücudun ilgili bölümlerine gönderir.
Sert tabaka: Gözün beyaz renkli, parlak ve sert tabakasıdır. Bu tabaka, gözü dıştan sararak korur. Sert tabaka, gözün ön kısmında saydam ve kubbemsi bir yapı olan saydam tabakayı (korneayı) oluş­turur.
Damar tabaka: Sert tabakanın altında bulunan tabakadır. Bu tabaka kan damarları ve bazı renk veri­ci maddeler bakımından zengindir. Damar tabaka, gözün ön kısmında kalınlaşarak iris adı verilen gözün renkli kısmını oluşturur. İrisin ortasında bulunan ve göze ışık girmesini sağlayan açıklığa göz bebeği adı verilir. İris ve göz bebeğinin arkasında göz merceği bulunur.
Ağ tabaka: Damar tabaka altında yer alan tabakaya ağ tabaka adı verilir. Bu tabakada ışığın algı­lanmasını sağlayan duyu almaçları ve ışık uyarılarını beyne ileten görme sinirleri bulunur. Görme sinir­lerinin göz yuvarlağından çıktığı yere kör nokta adı verilir. Kör noktanın üst kısmında sarı benek bulunur. Sarı benek, görüntünün oluştuğu yerdir.
Görme olayı: Bir cisimden gelen ışık ışınları beyindeki görme merkezine ulaştığında görme olayı gerçekleşir. Görme olayının oluşumu sırasıyla aşağıda maddeler hâlinde verilmiştir. Bunları inceleyelim.
4 Cisimlerden yansıyarak göze gelen ışık ışınları ilk önce saydam tabakaya gelir.
4 Işınlar saydam tabakada kırılarak göz bebeğine ulaşır.
4 Işınlar göz bebeğinden göz merceğine ulaşır. Göz merceğinde tekrar kırılarak ağ tabakadaki sarı benek (sarı leke) üzerinde cismin ters görüntüsü oluşur. Oluşan görüntü duyu almaçları tarafın­dan algılanır.
4 Görüntü, görme sinirleri ile beyindeki görme merkezine ulaştırılır. Ters görüntü, beynin görme merkezinde düz olarak algılanır.

0 yorum:

Yorum Gönderme