Sıcak!

4. Sınıf Matematik Ders Kitabı Cevapları Ada Matbaa Yayınları

Yazı devam ediyor...
4. Sınıf Matematik Ders Kitabı Cevapları Ada Matbaa Yayınları

 cevaplar


Tat Alma
Tat alma olayının gerçekleşmesi için besinlerin tükürükte ya da suda çözünmesi gerekir. Çözünen besin, tat tomurcuklarındaki almaçları uyarır. Oluşan uyartılar sinir hücreleri ile beyne taşınır. Beyin, tadı algılar.
Sizce koku alma ve tat alma duyuları arasında bir ilişki var mıdır? Bu sorunun cevabını bulmak için “Koku Alma ve Tat Alma Arasındaki İlişki” isimli deneyi yapalım.
Deri
Cisimlerin sertliğinin, yumuşaklığının, sıcaklığının, soğukluğunun algılanmasını sağlayan duyu organı de­ridir. Deri, vücudun dışını tamamen kaplayan duyu or­ganıdır. Derinin duyu organı olmanın yanı sarı başka görevleri de vardır. Acaba derinin bu görevleri nelerdir?
Yandaki modelde derinin kısımları görülmektedir. Bu kı­sımlar üst deri (epidermis) ve alt deridir (dermiş).
Üst deri: Üst deri, derinin alttaki kısımlarını korur. Bu tabakanın üst bölümündeki hücreler ölüdür. Alt bölümündeki hücreler ise canlıdır. Ust deride deriye ren­gini veren ve Güneş’in zararlı ışınlarını tutan özel hücreler bulunur.
Alt deri: Üst derinin hemen altındaki üst deriden daha kalın tabaka, alt deridir. Alt deride kan da­marları, yağ tabakası, ter bezleri, kıl kökleri ve duyu almaçları bulunur. Alt deri, vücudu dış etkilere karşı korur. Alt deride bulunan yağ tabakası vücut ısısını korur, deriyi nemli tutar; ter bezleri ise terin vücut dışına atılmasını sağlar.
Doğuştan ya da sonradan olan etkilerle işitme bozuklukları ortaya çıkabilir. İşitme bozukluklarında, işitme cihazları kullanılarak kişini
Miyop: Miyop göz kusuru olanlar yakını iyi görmelerine rağmen uzağı iyi göremezler. Miyop göz kusuru olanlarda kalın kenarlı mercekten yapılmış gözlükler ya da lensler kul­lanılır. Yandaki görsel, miyop göz kusurunun kalın kenarlı mercekten yapılmış gözlükle nasıl düzeltildiğini göstermek­tedir. Görseli inceleyelim.
Renk körleri, kırmızı ve yeşil renkleri ayırt edemezler. Yukarıdaki görseller renk körlüğünün teşhisin­de kullanılır. İçindeki rakamları doğru olarak okuyanlar renk körü hastası değildir. Rakamları okuyama­yanlar renk körü hastası olabilir.
Şaşılık: Gözü hareket ettiren kasların uyumsuzluğu ile ortaya çıkar.
Astigmatlık: Göz merceği ya da kornea üzerindeki bozulmalar sonucu ortaya çıkar.
Katarakt: Göz merceğinin saydamlığını yitirmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle yaşlılarda oluşur.
Deri tüm vücudu çepeçevre sardığı için vücudu dış etkilere ve hastalık yapıcı mikroorganizmalara karşı korur. Vücut sıcaklığını ve nemini ayarlar. Terleme yoluyla boşaltıma yardımcı olur. Ayrıca deri, gaz alış-verişi yaparak solunuma da yardımcı olur.
Dokunma olayı
Deride duyu almaçları alt deride bulunur. Derideki duyu almaçları farklı özelliklere sahip oldukların­dan farklı uyarılara karşı duyarlıdır. Ayrıca derinin her yerinde aynı oranda almaç bulunmamaktadır. Bu nedenle uyarılar vücudun her yerinde aynı şekilde hissedilmez. Örneğin, dokunma duyusu almaçları parmak uçlarında ve dudaklarda daha fazladır. Deri tarafından alınan bir uyarı duyu almaçları tarafın­dan sinir hücrelerine aktarılır. Sinir hücreleri uyartıları beyne taşır. Beyin bunları değerlendirir. Böylece dokunma olayı gerçekleşir.
4. Sınıf Matematik Ders Kitabı Cevapları Ada Matbaa Yayınları
Atomları ve onları oluşturan temel parçacıkları en gelişmiş araçlarla bile gözlemleyemeyiz. Bu nedenle atomla ilgili geçmişten günümüze kadar farklı görüşler ortaya atılmıştır. Teknoloji ve bilim ilerlemesiyle atom ile ilgili bilinenler zamanla değişmiştir. Atom görülemediği için bilim insanlarınca farklı atom modelleri ortaya atılmıştır. Şimdi bu modelleri tarihsel gelişim süreci içinde inceleyelim.

Democritos (Demokritus)
4. Sınıf Matematik Ders Kitabı Cevapları Ada Matbaa Yayınları
Atomun varlığının bilinmediği zamanlarda insanlar, çevrelerindeki maddelerin nelerden oluştuğunu merak etmişlerdir. İnsanların bir tahtayı parçaladıklarında elde ettiklerinin yine küçük tahta parçaları olması, bir maddenin ne kadar küçük parçalara ayrılırsa ayrılsın yine aynı maddeye ulaşılacağının ispatıydı. Democritos; maddelerin sonsuza kadar bölünemeyeceğini, bunun bir sonunun olması gerektiğini söyledi. Democritos’a göre tahtanın bölünemeyen bir yapı taşının olması gerekiyordu. Democritos, maddenin bu bölünemeyen en küçük yapı taşına Yunanca “atomos” sözcüğünden gelen ve bölünemeyen anlamında olan atom adını vermiştir. Ancak Democritos’tan maddenin yapı taşı ile ilgili günümüze ulaşan tek şey atom kavramıdır.


0 yorum:

Yorum Gönder